Skip to content

eTohum ve e-Tohum

by dkberktas on September 4th, 2009
tagoroo o kadar da akilli degilmis

tagoroo o kadar da akilli degilmis

Herkesin yasaminda bir ampul yanma ani vardir, benimki de Tugrul abinin “Dogan, start-up nedir biliyor musun?” demesidir. 2006 yazinda yaptigim stajdaki sirketin sahibiydi Tugrul abi. Yillarca amerikada calismis, daha sonra belki sikildigindan, belki Turkiyeyi ozlediginden donmus, kendi gibi bir gecmisi olan Berkay’la iFountain’i kurmuslar. Iste bende orda bir sene kadar araliklarla genc istekli yeni cocuk olarak sagi solu rahatsiz eden cocuk oldum ve bunyemde biriktirdigim girisimcilik ruhuyla ofisten ucup gittim. Belki zamanindan once olmustu ama artik bir girisimci adayiydim.

Ilk donemler bol bol okudum(HN, pg, devzone, google reader) zamanimin cogunu aldi. Ozellikle Paul Graham benim icin tam bir ilham kaynagi oldu. Yazilarini defalarca okuyup ustune bol bol dusundum. Ancak bu donem oldukca yalniz gecti, ne benim okuduklarimi anlayan, ne de benzer istekleri paylastigim insanlar vardi etrafimda.

Tabi zamanla neden benim yasadigim yerde boyle insanlar yok demeye basladim. Ve tam bu sirada etohum ve Burak Buyukdemir ile tanistim. Uzun sure Istanbul’daki etkinlikleri takip ettikten sonra, sonunda Ankara’ya geldi Burak hoca. Ankaradaki ilk etohum toplantisinda sanki cok ayri bir dunyadaymis gibi saatler gecirdim. Daha once bundan bahsetmistim o yuzden kisa geceyim. Burak hoca, bizi ve projemizi sadece 5 dakika dinledikten sonra kabul etti. Tam bir elevator pitch oldu yani.

Zamanla defalarca Istanbula gittik, projemiz secilen projelerden biriydi (belki cok basarili bir proje olmadi (simdilik!), ama bir ihtiyaci karsiladigina ve daha iyi tanitimla yaygin kullanima erisecegine hala inaniyorum). Bu surecte girisimcilik egitimi aldik, bir cok yatirimci ile tanistik, genis bir cevre edindik.

Su anda etohum benim icin bir senesini doldurdu. Bir sene once cevaplamistim o uzun ve yorucu sorulari. Daha sonra ogrendimki, uzun olmasinin ayri bir sebebi varmis.

Peki bu bir senede ne mi oldu… bir ff ahalisi sormus: etohum ikinci donem baslamis, birinci donemde ne oldu diye biraz igneleyici bir tavirla…

Ben cevapliyayim, “ben oldum”.

Akli bulutlarda gezen bir cocuktan, su anda kendi sirketini kurmus, hayallerini kovalayan bir genc adam oldum. Belki etohum olmasa da burada olacaktim, ama bu surecte benim icin bir cok seyi kolaylastirdigini ve ogrettigini biliyorum.

Dolayisi ile ne gerek var ignelemeye, suclamaya, bilinc altinmizdakileri kusmaya.

Proje tanitimlari yapildiktan sonra ff’deki sert yorumlardan dolayi artik bu tur seylerde yorum yazmiyorum ve onemsemiyorum. Bu satirlar ile uzerimdeki bir sorumlulugumu yerine getirmis oluyorum. simdi bu gorevi bitirdigime gore, isime donebilirm — saatte sabahin 5′i olmus :)

Bu arada Serdar Kuzuloglu; bizim internet camiasi cok konusuyor is yapmiyor gibi bir sey demisti sanirim :)

not: Yeni etohum donemi basladi efendim, basvurmaniz siddetle tavsiye edilir.

From → Uncategorized

No comments yet

Leave a Reply

Note: XHTML is allowed. Your email address will never be published.

Subscribe to this comment feed via RSS